Zamanında kim olduğunu hatırlayamadığım bir arkadaşım, “Cevabını duymaktan korktuğun soruyu sorma” demişti. Ne dediğini o vakitler anlamama karşın kendi hayatımda çok da kullandığım bir bilgi olmamıştı aslında bu. Sözün söyleyenini unuttuğum için yeri geldiğinde dost meclislerinde anonim olarak bu sözü dostlarımla paylaştım. Bir ders niteliğinde önlerine koydum ve kimi zaman bu söz işlerine bile yaradı.

Şimdi bu söz üzerine düşünüyorum da, ne demek cevabını duymaktan korktuğun soru? 

İnsan genel itibariyle bir soruyu bir şeyi merak ettiği için veya bilmediği bir şeyi öğrenmek için sorar. Gündelik hayatta bu şekilde ilerleyen soru cevap ilişkisi duygusal münasebeti olan iki kişi arasına gelindiği zaman farklılık gösterebiliyor. Kimi zaman sözde soru cümleleri cevapsız kalması için sorulurken kimi zaman bildiği bir şeyi teyit etmek için insan soru sorarken bulabiliyor kendini. Tam da burada başka bir soru modelinden bahsedeceğim işte; beklenti ile sorulan bir soru. Soruyu sorarken cevabı için bir beklentiye girilen bu soru modelinde cevap yüzde elli şansla kişi üzerinde olumlu yada olumsuz bir etkiye sahip olacaktır, bu kesin. Hiç başınıza geldi mi bilmiyorum, soruyu sorarken “lütfen şu cevabı vermesin lütfen” diye dua etmeye başlamak mesela… Örneğin aldatıldığını bilen biri, bunu soru olarak karşısındakine yönelttiğinde, çoğu zaman bir yanı bunu inkar etmesini, hatta ispatlayıp da kendisinin yanıldığını görmeyi ister. Ya da beni seviyor musun? cümlesinin cevabına “hayır” ı duymayı kalp kaldırır mı? Elbet ki “evet”i duymak gibi beklentilerde dolanır insanın içinde.

Yukarıda bahsettiğim cümleye çıkıyor tam bu noktada yollar, insan bir sorunun cevabından korkar mı? Korkarmış elbet. Hem de deli divane. Burda iki yol var önümüzde, ya cehalet mutluluk getirir deyip, korktuğun cevabı, duymamak adına soruyu sormamak yada acı da olsa gerçeklerle yüzleşmeyi tercih etmek. Ve pek tabi, şahsıma dair fikri olanların bileceği üzere, ben gerçeğin üzerine sonu acılarla harp etmek dahi olsa koşan bir insan olarak ikincisini tercih edecektim. Ve bir cevabı duyduktan sonra kontrolden çıkan sessiz gözyaşlarımla içimden, 

“Cevabını duymaktan korktuğun soruyu sormayacaktın” diyecektim. 

-En başında geleceği görebilecek olsan yine de?

+Hayır, asla.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz