Ata sözler ufak cümle ile çok şey anlatır İngilizce ata sözleri de gerçekten duymadığınız harika anlamlar taşıyor. Aşagıda İngilizce atasözlerinin Türkçe anlamları yer alıyor.

“You can’t judge a book by its cover.”

Anlamı : Kimseyi dış görünüşüne göre yargılayamazsın.prejudice

“You can’t make an omelette without breaking some eggs first.”

Anlamı : Yumurtaları kırmadan omlet yapamazsın. Yani bazen bazı şeyleri başarmak için birilerini incitmek ya da kırmak zorunda kalabiliriz. Yumurta kırmadan omlet yapamazsın

“A leopard can’t change its spots.”

Anlamı : Huylu huyundan vazgeçmez. Can çıkar huy çıkmaz. “bir huy, alışkanlık edinmiş kişiyi bu huyundan, alışkanlığından vazgeçirmek için ne denli uğraşılsa boştur, insanın huyu değişmez” anlamında söylenir.A leopard can’t change its spots

“Every cloud has a silver lining.”

Anlamı : Her şeyde/işte bir hayır vardır. “olan biten her işi, başka biçime sokmak elimizde olmadığına göre, iyiye yormak gerekir, bu insanı kötümser olmaktan kurtarır” anlamında söylenir. Every cloud has a silver lining

“The grass is always greener on the other side of the fence.”

Anlamı : İnsanlar sahip olmadıkları şeyleri gözlerinde büyütür ve daha çok isterler. Davulun sesi uzaktan hoş gelir. Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür.Davulun sesi uzaktan hoş gelir

“Two wrongs don’t make a right.”

Anlamı : İki yanlış bir doğru etmez. Yani size kötü şeyler yaptığı için birisinden intikam almaya çalışmanın yalnızca daha fazla kötü şey yaşamanıza neden olacağını söyler.two wrongs dont make a right

“The pen is mightier than the sword.”

Anlamı : Kalem kılıçtan keskindir. Yazı gücünün, bilginin, düşünce gücünün, kaba kuvvetten daha ezici bir güç olduğunu vurgular.Kalem kılıçtan keskindir

“When in Rome, do as the Romans.”

Anlamı : “Romadayken, bir romalı gibi yap.” Daha çok yurtdışına çıkıldığında, farklı yaşayan insanlarla karşılaşıldığı zaman, oraya ayak uydurmak ve onlar nasıl yaşıyorsa öyle yaşamak anlamında kullanılan söz.when in rome do as the rome

“The squeaky wheel gets the grease.”

Anlamı : “Gıcırtılı tekerlek yağ alır.” Eğer bir şey hakkında şikâyetçi olursanız daha iyi bir hizmet alabilirsiniz. Eğer sabırla beklerseniz, kimse size yardımcı olmayacaktır. Türkçe de daha çok “Ağlamayan çocuğa meme vermezler.” şeklinde kullanılır.Tekerlek yağlamak

“Fortune favors the bold.”

Anlamı : Şans cesur olandan yanadır. Cesurca istediklerinin peşinden giden insanlar, güvenli bir şekilde yaşamaya çalışan insanlardan daha başarılıdır.şans cesurdan yanadır

“Hope for the best, but prepare for the worst.”

Anlamı : En iyiyi umut et ama en kötüsü için de hazırlıklı ol.Her zaman bir b planın olmalı

“Better late than never.”

Anlamı : Geç olsun güç olmasın. Amaca geç ulaşmak, hiç ulaşamamaktan daha iyidir. better late than never

“Birds of a feather flock together.”

Anlamı : İt ulur, birbirini bulur. Tencere yuvarlanmış, kapağını bulmuş. İnsanlar kendilerine benzeyen kişilerle beraber vakit geçirirler.Birds of a feather flock together

“Keep your friends close and your enemies closer.”

Anlamı : Dostlarını yakın, düşmanlarını daha yakın tut. Eğer bir düşmanınız varsa ona açık bir savaş ilan etmektense, arkadaşınız gibi davranın. Bu sayede sizin için ne planladıklarını öğrenebilirsiniz.Keep your friends

“The early bird catches the worm.”

Anlamı : Erken kalkan yol alır. Yapacakları işe erken girişenler kazançlı olurlar, işlerinde ilerlerler.


İngilizce Atasözü: When in Rome, do as the Romans

Türkçe Anlamı: Roma’dayken, Romalılar gibi yap.

İngilizce Atasözü: Roma’da Romalılar gibi davran.
Atasözünde anlatılmak istenen; su gibi olun, bulunduğunuz kaba göre şekil alın. Yani uyum sağlayın.

İngilizce Atasözü: The squeaky wheel gets the grease Türkçe Anlamı: Gıcırdayan teker yağlanır


Kısacası ağlamayan çocuğa meme yok arkadaşlar, bu söylenmek istemiş. Şikayet edeceksiniz ki şikayetinize çözüm bulunsun.
İngilizce : No man is an island. Türkçe Anlamı: Hiç kimse bir ada değildir

Herkesten bağımsız olarak yaşayamazsınız. İnsanın, insana ihtiyacı vardır.

İngilizce : Hope for the best, but prepare for the worst Türkçe Anlamı: En iyiyi umut et, ama en kötüye hazırlan.


Hayattan hiçbir zaman umudunu yitirme ancak her zaman en kötüsüne de hazırlıklı ol.


İngilizce Atasözü:Practice makes perfect Türkçe Anlamı: Pratik yapmak mükemmelleştirir.

Bir konuda ne kadar çok pratik yaparsan o kadar iyiye gidersin.

İngilizce Atasözü: Don’t bite the hand that feeds you. Türkçe Anlamı: Seni besleyen eli ısırma.

Yani sana iyiliği dokunan birine nankörlük yapma.

İngilizce : One man’s trash is another man’s treasure. Türkçe Anlamı: Birinin çöpü başka birinin hazinesidir.
Herkesin fikirleri farklıdır; senin için değersiz bir şey başka biri için hazine kadar değerlidir.


Kimisinin çöpü, kimisinin hazinesi.

İngilizce Atasözü: There’s no time like the present. Türkçe Anlamı: Şimdiki zaman gibi zaman yok.

İngilizce Atasözü ve Türkçe anlamı : Her zaman hazırlıklı olmak
Harekete geçmek için en uygun zaman şimdiki zamandır.

İngilizce Atasözü: You can’t judge a book by its cover. Türkçe Anlamı: Bir kitabı kapağına göre yargılayamazsınız.

Kimseyi görünüşüne göre yargılama.
Hayatta bazen bir şeyler göründüğü gibi değildir.


İngilizce Atasözü: Don’t put all your eggs in one basket. Türkçe Anlamı: Bütün yumurtalarını bir sepete koyma.

Hayatını tek bir şeyde yoğunlaştırma. Her zaman bir b planın ve başka uğraşların olsun.

İngilizce Atasözü: The grass is always greener on the other side of the hill. Türkçe Anlamı: Tepenin diğer tarafındaki çimen her zaman daha yeşildir.

İnsanlar sahip olmadıkları her şeyi isteme eğilimindedirler.


İngilizce Atasözü: You can lead a horse to water, but you can’t make him drink. Türkçe Anlamı: Bir atı suya götürebilirsin ama ona zorla su içiremezsiniz.

Birine yardım eli uzattın diyelim ki o eli tutmasını sağlayamazsın. İstemiyorsa zorlama.

İngilizce Atasözü: Actions speak louder than words. Türkçe Anlamı: Eylemler sözlerden daha yüksek sesle konuşur.

Önemli olan ne söylediğiniz değil ne yaptığınızdır.


İngilizce Atasözü: A journey of a thousand miles begins with a single step. Türkçe Anlamı: Bin millik bir yolculuk tek bir adımla başlar
İngilizce Atasözleri
Bir işi bitirmeniz için önce başlamalısınız.

İngilizce Atasözü: Beauty is in the eye of the beholder. Türkçe Anlamı: Güzellik bakanın gözlerindedir.
Sevgiliye bakmak
İngilizce Atasözü- güzel bakmak
Herkesin zevkleri ayrıdır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here